okev.sitemynet.com
OVA KÜME EVLERİ İLKÖĞRETİM OKULU GÜNCEL (24 mayıs perşembe/anlık görüntüler) İLÇEMİZ SALİHLİ İdarecilerimiz Sınıf Öğretmenlerimiz Branş Öğretmenlerimiz 23 NİSAN Görsel Sanat Dersi Öğrencilerimizden Başarılarımız Rehberlik İletişim ve Konuk Defteri lütfen görüşlerinizi yazın Emekli olan ve Ayrılan Öğretmenlerimiz

Rehberlik

Anket

Rehberlik Hizmetlerini Yeterli Buluyor musunuz?
Evet
Hayır
Kararsızım

KUŞAK ÇATIŞMASI

yilinherifi.jpg


"Şunları bir araya toplayayım.Bir güzel

muhabbet edelim" diye duşundum. Mutfak

isinden de anlarım.Donattım sofrayı. Bayağı

uğraştım.Hepsinin, ayrı ayrı ne yemekten, ne

içmekten hoşlandığını iyi bilirim.Bayağı da

para gitti. Birinin yediğini oburu

yemez.Ötekinin içtiğini beriki içmez. Dört

kişilik sofra kurdum. Mumları da yaktım. Bak

hepsi, Erice Satie severdi. Hatırladım.Müziği

de ayarladım. Geldiler.20 yaşında ben, 35

yaşımda ben, 40 yaşımda ben ve bugünkü ben

dördümüz.Birden yirmi yaşımı, otuz beş

yaşımın karşısına oturttum.Kırk yaşımın

karşısına da, ben geçtim.Yirmi yaşım, otuz

beş yaşımı tutucu buldu.Kırk yaşım ikisinin

de salak olduğunu söyledi.Yatıştırayım

dedim."Sen karışma moruk" dediler. Büyük hır

çıktı.Komşular alttan üstten duvarlara

vurdular. Yirmi yaşım kırk yaşıma bardak

attı.Evin de içine ettiler. Bende kabahat.Ne

çağırıyorsun tanımadığın adamları evine. Ömur

dediğin üç gündür,dün geldi geçti yarin

meçhuldür, O halde ömur dediğin bir gündür,o

da bugündür.







KARARLI VE SABIRLI OLMA

images.jpg

Çok ünlü bir piyano çalan kişi varmış. Bu ünlü müzisyenin parmaklarını her oynatmasından harika müzikler çıkıyormuş. Bunu dinleyen adamın biri şöyle der
Üstat parmaklarınızdan harika müzikler çıkıyor çok büyük bir yetenek değil mi diye sorar

Müzisyen: hayır hayır der. Ben elli yıldır günde sekiz saat bu işi yapıyorum. Bu yetenekten daha çok çaba der.

İşte sevgili okurlar doğru bildiğiniz yolda sabırla ısrarla çalışınız sonucunda harikalar yaratabilirsiniz. Sonuçta bakarsınız ki hayal etmediğiniz kadar başarılı olursunuz.

_SEVGİNİN BEDELİ_

agacdans.jpg

Küçük oğlu annesine geldi ve ona kağıdı uzattı. Annesi ellerini önlüğüne kuruladıktan sonra kağıdı okumaya başladı;

Çimleri biçtiğim için 5 dolar

Odamı temizlediğim için 1 dolar

Alışverişe gittiğim için 50 sent

Küçük kardeşime baktığım için 25 sent

Çöpü attığım için 1 dolar

İyi bir karne getirdiğim için 5 dolar

Bahçeyi temizlediğim için 2 dolar

Toplam borç 14 dolar, 75 sent

Anne, umutla kendisine bakan oğlunun elinden kağıdı aldı ve kağıdın arka yüzüne şunları yazdı;

Seni 9 ay karnımda taşıdım BEDAVA

Hasta olduğunda başında bekledim, elimden geleni yaptım, senin için dua ettim BEDAVA

Yıllar boyu değişik nedenlerle senin için gözyaşı döktüm BEDAVA

Senin için geceler kaygı duyup, uykusuz kaldım BEDAVA

Oyuncaklarını topladım, yemeğini hazırladım giysilerini yıkadım, ütüledim

BEDAVA YAVRUM

ve bunların hepsini topladığın zaman gerçek sevginin bedelinin olmadığını görürsün, bedavadır çünkü...

Oğul annenin yazdıklarını okuyunca gözleri doldu.

Annesine baktı, "Anneciğim seni seviyorum" dedi ve kalemi alarak bu kağıda

"HEPSİ ÖDENMİŞTİR" yazdı

aky_01_1_.jpg

İNSAN NEDİR?


İnsan kavramı nedir?ne iş yapar dünyada sadece yemek içmek midir?işi insan sınırları belirsiz bir umman.doğup büyüyüp,ölürken zaman kavramı ile sınırlımıdır?bence değil bana göre insan bütün zaman ve bilgiye hükmetmesini akıl anahtarıyla çözmüş bir varlık.Dünden bugüne,bugünden yarına ulaşan bir derya.

Biraz açarsak zamana hükmeden ,sınırsızlık kavramını bedenimiz zamanla sınırlıyken bizi sınırsız yapan nedir?yüreğinde ki kavgayı sevgiyi de başlatıp bitiren işte o istek.Zamana ve mekana imza atmak isteği.yüzyıllar sonrada olsa anılmak tarihe damgasını vurmak.işte insan istek ve arzularını anlamlı kullandığında bilime,tarihe,felsefeye kısaca tarihte varoluşa imza atan varlık.Ne yapmışız tarihin ilk dönemlerinden başlangıcını yaparsak.önce çevresini gözlemiş,güçleninceye kadar kaçmış bir gün varoluşunu garanti altına alan ve hükmetmeye başladığı an ATEŞİ buluşu.ve geriye dönüşü olmayan bir yola girişi.Yeter mi?insanoğluna tabi ki yetmez: ne yaptık tarihte olanları ileri aktarmak adına insanlığın yazılı tarihini Sümer’de başlattık.arada birçok olumsuzluğa rağmen insanoğlu hep bir zikzak içinde yaşamış hayatını yönlendirmiş tutulan fakat önüne konulan olumsuzlukları yıkmasını bilmiş setleri yıkmasını bilmiş varlıktır.Ortaçağın dönemi ile Reform ve Rönesans hatırlanırsa oradan günümüze bir geçiş dönemleri hatırlanırsa görülen basit bir gerçektir.İnsan bir sel gibidir.bilerek yada bilmeyerek yapan ve yıkan iki özelliğini her zaman korumuş ve koruyacak olan güçtür.Dünya tarihine bakın ne göreceksiniz bir grup medeniyet geliştirirken,bir grup bu medeniyeti talan etme yarışında at başı hızla gitmektedir.

İnsan akıl silahıyla ilk kuşandığı günden bu günlere gelirken iki ucu keskin bir silahı taşıdığını fark ettiği an çok geç kalmıştır.Çünkü tarihte yazan budur.Biz insanlar dünyamızı güzelleştirirken başka yaşayan halkların,kültürlerin yaşama alanına müdahaleyi kesmediğimiz sürece bu silahı hiçbir zaman kendi yararımız için kullanamayacağız.İnsanlık her bölgede farklıdır ve olacaktır.Bunu gözden kaçırmamız gerekir.Dünyayı güzel ve yaşanılır yapacak olan farklılık ve hoşgörü olacaktır.En etkili silahta bu olmalıdır bence. Şu soruyu soracak olursanız savaşlar olamayacak mı? olacak insanlık tarihi hep savaş tarihi olmuştur.Bilimin savaşı,varolmanın savaşı,sevmenin savaşı ve bu savaşları istediğiniz kadar çoğaltın yemek içmek gibi yanımızda oldu,olacak.

İnsan kendi tarihini yazan,bir varlıktır.Her dönem sosyal mücadelesi sonucu olarak var olmak zorunda olan hem yapan hem de yıkan,bütün her şeye rağmen doğanın en asil üyesidir.

konuşabilir misiniz?

Hoca derste sorar :
- Arkadaşlar balıklar neden konuşmazlar. Bu soruyu kimse cevaplayamaz. Ali kalkar ve soruya cevap verir :
- Hocam sizin başınızı suya koysam konuşabilir misiniz?

Fikra

Terbiyesizlik


Bayan profesör, solunum olayini sormak amaciyla, sigarasindan bir nefes çekip ögrencisinin yüzüne üfledi :
- Söyle bakalim, bu nedir?
- Terbiyesizliktir efendim

Ben Yapmadım


Ali annesi hasta olduğu için derste dalgın bir şekilde etrafa bakıp duruyormuş.Derste öğretmen çin seddinin yapılışını anlatıyormuş.Öğretmen dersi dinlemediğini görünce aliye:
Çin seddini kim yaptı diye sormuş tabi ali dinlemediği için soruyu anlamamış.Hocanın kendisini azarladığını düşünmüş ve hocaya valla ben yapmadım demiş.Hoca bunu almış müdürün odasına götürmüş müdüre:
-Hocam ben buna çin seddini kim yaptı diye soruyorum oda valla be yapmadım diyo. Müdür de bunları dinlememiş ve:
-Bunlar yaparlar yaparlar sonrada yapmadım derler demiş..

İki yüzlü


Öğretmen sormuş: - "Söyle bakalım, iki yüzlü kime denir?"
Zeynep: - "Okula gülerek gelen öğrenciye."

REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK

Rehberlik Genel

Rehberliğin Tanımı
Rehberlikte İlkeler
Rehberliğin temel taşları
Rehberlik ve psikoterapi
Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Bölümleri
Temel İşlevlerine Göre Rehberlik
Bireysel veya Grup Rehberliği
Rehberlikte Kullanılan Teknikler

Kişisel Rehberlik

Sınav Kaygısı
İletişim Becerileri
İletişim Kuralları
Çatışma Çözme

Veli Danışmanlığı

Başarıyı Arttırmada anne Baba Tutumları
İlköğretim Öğrenci Velilerine Öneriler


7868aea0c9258a4e9397f569b.jpg

MOTİVASYON ÜZERİNE

Futbolcular bile önemli bir maçları olduğu zaman bayram-seyran-tatil-hafta sonu-bar-pavyon-gezme-tozma-aşk-meşk vs... demeyip günlerce kampa giriyorlar. Böyle zamanlarda en amele bir insan bile karısıyla-çocuklarıyla-anne-babasıyla-akrabalarıyla günlerin tadını çıkarıyor. Oysa futbolcular ve bunlar gibi olan zengin, başarılı, kaliteli insanlar sırf hedeflerinde başarıya ulaşmak için hayatlarının en güzel günlerinden bile fedakarlık yapıyorlar. Niye? Sırf başarıyı engelleyen şeylere takılmamak gerektiğinden.... Ben de burada sana soruyorum; “Senin (neyin eksik ki) yada fazla ki onlar kadar olamıyorsun .” Sana insaf tan başka ne denir, inan bilmiyorum. Şu an ayağımda bir yara var ve doktor bu yüzden fazla ayakta durmamam gerektiğini söylüyor, yoksa azıp daha da büyük işler başıma açabilirmiş. Mesela; Allah korusun “kangren” gibi. O yüzden ben de çok sevdiğim bilardo oyununu oynayamıyorum. Niye; çünkü hedefim amacım bu yarayı tedavi etmek aksine azdırmak değil. Bunun içinde sevdiğim bazı şeylerden fedakarlık yapmalıyım. Bazıları bu fedakarlığı benim gibi son anda iş işten geçtikten sonra yapar bazıları da henüz iş işten geçmeden.... Bazı alışkanlıklarımdan asla vazgeçemem gibi geliyordu ama iş ciddi olunca tıpış tıpış vazgeçiyorsun. Öyle büyük konuşmak her zaman işe yaramıyor. Sizde benim gibi; hayatınızıneleceğinizin bağrında bir hançer gibi saplanmış olan tembellik-gaflet-vurdum duymazlık-düzensizlik gibi yaralardan kurtulmanız için böyle iş işten geçmesini beklemeyin. Bunun için 3-D kuralını uygulamanız gerekmekte. Yani; Duygu Düşünce Davranış ..............larınızı değiştirmeniz gerekmekte.

kjh.jpg



OKS Puanmatik için aşağıdaki linki tıklatın...

http://okev.sitemynet.com/oks_puanmatik_2005-2006.htm


Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin İlkeleri

pisikolg.jpg


* Her birey seçme özgürlüğüne sahiptir ve saygıya değer bir varlıktır.

* Rehberlik hizmetlerinden yararlanma gönüllüğü gerektirir.

* Rehberlik hizmetlerinin yürütülmesinde gizlilik esastır.

* Rehberlik hizmetlerinin etkili bir biçimde gerçekleştirilmesi tüm ilgililerin katılım destek ve işbirliğini gerektirir.

* Rehberlik hizmetleri tüm öğrencilere yöneliktir.

* Rehberlik hizmetleri öğrencilerin tüm yönleriyle gelişmelerine yöneliktir.

* Rehberlik hizmetlerinden tüm hayat boyunca yararlanılabilir.

* Rehberlik hizmetlerinde toplumsal sorumluluk da ihmal edilmez.

* Rehberlik hizmetleri planlı, programlı, örgütlenmiş bir biçimde ve profesyonel bir düzeyde sunulur.

* Her okulun rehberlik ihtiyaçları birbirinden farklıdır.

* Rehberlik hizmetleri eğitimin ayrılmaz bir parçasıdır.

Deniz Yıldızı Öyküsü

pesetme.jpg

Kişisel Gelişimcilerin çok iyi bildiği deniz yıldızı öyküsü. şimdiye kadar okumadıysanız. Kaçırmayın!!!

Bir zamanlar yazılarını yazmak üzere okyanus sahiline giden bir bilge kişi varmış. Çalışmaya başlamadan önce sabahları kumsalda yürüyüş yaparmış. Bir gün ileride, uzaklarda, dans eder gibi hareketler yaparak kendisine doğru gelen bir insan silüeti fark etmiş. Başlayan günü dans ederek karşılayan biri olabileceğini düşünmüş. Ancak yaklaştıkça silüetin bir genç adam olduğunu görmüş. Genç adam, birkaç adımda bir, yerden bir şeyler alıyor ve okyanusa fırlatıyormuş. Sormuş ona bilge kişi:
"Günaydın delikanlı. Hayrola, ne yapıyorsun böyle?"

Genç adam cevap vermiş: "Okyanusa deniz yıldızı atıyorum"
"Sanırım şöyle sormalıydım" demiş bilge kişi;"Neden okyanusa deniz yıldızı atıyorsun?"
"Görmüyor musunuz, güneş yükseliyor ve sular çekiliyor. Onları suya atmazsam ölecekler."
Ama delikanlı baksana kilometrelerce kumsal var ve baştan aşağı deniz yıldızıyla dolu. Sen birkaç tane atmışsın ne fark eder ki?"
Genç adam kibarca dinledikten sonra eğilerek bir deniz yıldızı daha almış, dalgalanan okyanusa doğru fırlatmış ve:
" Bakın demiş bilge kişiye," Bunun için çok şey fark etti"

Başarının 7 sırrı nedir?


Kişisel gelişim uzmanlarının ortak görüşlerinden oluşan başarı kulvarında ilerlerlerken dikkat edeceğiniz 7 nokta.

Tam da başarıyolundakilere göre :)


BAŞARININ 7 SIRRI
----------------------
1. INANMAK (basaracagina inanmak)

2. DEVAMLI OLUMLU POZITIF DUSUNCE (her zaman olumlu bakmak olaylara)

3. KAYBETMEK DIYE BIRSEY YOKTOR
(kaybetme kelimesini lugatinizdan atacaksiniz, sadece
oyalamalar ve kucuk dersler verdir hayatta. tekrar tekrar deneyeceksin)

4. SORUMLULUK ALMAK + KULTURLU OLMAK
(basari'da hemde basarisizlik aninda, faydali seyler yapmak, yalniz kendine degil ulkene ve cevrene)

5. INSANLARA SAYGILI OLMAK
(insan gucu her liderin ihtiyaci olan birseydir,
insanlari her zaman onemse, ve saygili ol)

6. ISINDE MUTLU OLMAK, GONULLU OLMAK
(isini tatilindeymis gibi gor, is'e gidince eglen ve mutlu ol
islerini zevkle yapmasini ogren - isinde basarili
olursan kendini odullendir, bir basari sonrasi mesela sinemaya git, maca
git, tatile cik v.s)

7. BAGLILIK - DEVAMLILIK - GONULLULUK
(basari yolunda kafa koyanlar, genellikle zevkle
calisir - spor yapar, gunde en az 30 dakika kitap
okur, devamli ileriye yonelik dusunur, kimliginde
ovunur ve cekvresinde sorumluluk alan kisilerdir,
kimseyi asaglamaz, hayalleri olur, kaliteli calisir ve
devamli yenilikler dener ve yapar kaliteyi arttirmak
icin, kararlidir, sakindir. kimligini ve ulkesine
deger verir ve kalici seyler yapmaya calisir)

derleme: www.basarıyolu.com

biz deriz ki ;
bu 7 kurala uyanların hayatta zorlukları aşıp başarıya ulaşmamaları için hiçbir sebep yoktur.

cemyilmaz1.jpg

ARKADAŞ

Savaşın en kanlı günlerinden biri... Asker, en iyi arkadaşının az ileride kanlar içinde yere düştüğünü gördü. İnsanın başını bir saniye bile siperin üzerinde tutamayacağı ateş yağmuru altındaydılar. Asker teğmene koştu ve:
- Teğmenim. Fırlayıp arkadaşımı alıp gelebilir miyim?..
Delirdin mi? der gibi baktı teğmen...
- Gitmeye değer mi? Arkadaşın delik deşik olmuş... Büyük olasılıkla ölmüştür bile... Kendi hayatını da tehlikeye atma sakın...
Asker ısrar etti ve teğmen
- ''Peki'' dedi... ''Git o zaman..''
- ''İnanılması güç bir mucize.. Asker o korkunç ateş yağmuru altında arkadaşına ulaştı. Onu sırtına aldı ve koşa koşa döndü.. Birlikte siperin içine yuvarlandılar.
Teğmen, kanlar içindeki askeri muayene etti. Sonra onu sipere taşıyan arkadaşına döndü:
- Sana değmez, hayatını tehlikeye atmana değmez, demiştim. Bu zaten ölmüş.
- ''Değdi teğmenim.'' dedi asker.
- ''Nasıl değdi?'' dedi teğmen. ''Bu adam ölmüş görmüyor musun?..''
- ''Gene de değdi komutanım. Çünkü yanına ulaştığımda henüz sağdı.''
- ''Onun son sözlerini duymak, dünyaya bedeldi benim için.''

Ve arkadaşının son sözlerini hıçkırarak tekrarladı:

- ''mehmet!.. Geleceğini biliyordum!..'' demişti arkadaşı... ''Geleceğini biliyordum...''

Kalbimizde arkadaşlık adında bir mucize var. Nasıl olduğunu veya nasıl başladığını anlamazsınız. Ama bu özel armağanı bilirsiniz ve arkadaşlığın Allah'ın en büyük armağanı olduğunu anlarsınız.

Gerçekten de arkadaşlar çok nadide mücevherlerdir. Sizi gülümsetip başarmanız için cesaret verirler. Sizi dinlerler ve kalplerini size açmak isterler. Bugün arkadaşlarınıza onlarla ne kadar ilgilendiğinizi gösterin.

REHBERLİK NEDİR?
REHBERLİK HİZMETİYLE ÖĞRENCİYE
KAZANDIRILMAK İSTENEN NELERDİR?

Rehberlik; bireyi tanımak, onu kendisine tanıtmak, problemlerini çözmesi, gerçekçi kararlar alması, ilgi ve yeteneklerini geliştirmesi, çevresine sağlıklı ve dengeli bir uyum sağlaması ve böylece kendini gerçekleştirmesi için, ilgili kişilerce yürütülen hizmetlerdir.

Bu Hizmetler Yürütülürken Şu Hususlara Dikkat Etmek Gerekir;
-Rehberlik; bireye doğrudan yapılan tek yönlü bir yardım değildir.
-Bireyin yapamadıklarını onun yerine yapmak değildir.
-Bireyin sadece bir yönüyle ilgilenmek değildir.
-Disiplin, yargılama ve ceza verme işi değildir.
-Sadece bilgi aktarma işi değildir.

Okullarımızda Yürütülen Rehberlik Hizmetlerinin Amaçları;

- Öğrencinin kendisini fiziksel, zihinsel, duygusal ve sosyal yönleriyle tanımasına,
-Gelişimine yardımcı olacak fırsatları, okul içi ve dışı eğitim olanaklarını, meslekleri, toplumun beklentilerini tanımasına,
Temel eğitimden başlayarak ilgi ve yeteneklerine uygun bir üst programı tanıyıp seçmesine,
- Problem çözme gücünü geliştirmesine, doğru kararlar verebilmesine,
- Ruhsal yönden sağlıklı ve topluma yararlı, kendini gerçekleştirmiş bir kişi olarak yetişmesine yardımcı olmaktır.
Kendini gerçekleştirmekte olan birey; kim olduğunu gerçekçi bir gözle algıladığı gibi, kim olabileceği hakkında da daha tutarlı bir kişiliğe sahiptir. Hem kendisi, hem de başkaları hakkında iyi düşüncelere sahiptir. Kendine saygı duyar ve kendini olduğu gibi kabul eder. Duygu ve düşüncelerini uygun bir şekilde dile getirir. Değişmeye ve yeni yaşantılara açıktır.
Kendini gerçekleştirme yaşam boyu devam eden bir süreçtir. Bu nedenle hayatın her döneminde, ilgi ve yetenek yönünden en üst seviyeye ulaşmak için çaba gösterilmelidir.
Rehberlik hizmetleri ile öğrencileri yakından tanımak amaçlanmaktadır. Öğrencileri yakından tanımanın üç bakımdan önemi vardır;

1. Size Kazandırılacak Bilgi ve Beceri Yönünden:

Her birey farklıdır ve değişik özelliklere sahiptir. Sınıfın hepsini aynı özellikleri taşıyan öğrenciler olarak düşünürsek, eğitimin amacı açısından istediğimiz hedeflere ulaşamayız. Her öğrencinin yaş, cinsiyet, boy, kilo, sağlık, anlama, zeka gelişimi gibi birbirine benzemeyen farklı özellikleri vardır. Bu farklılıkları ve sınıfın ortak özelliklerini yeterince tanıyıp-inceleyebilirsek her öğrencinin eğitim ortamından yeterince faydalanmasını sağlayabiliriz.

2. Duygusal, Zihinsel, Bedensel ve Sosyal Yönden:

Eğitimde, sadece bilgi ve becerilerin gelişmesi ile yetinirsek, bir bütün olarak öğrencilerin gelişimini sağlayamayız.
- Duygusal özelliklerinizi, heyecanlarınızın nedenlerini, şiddetini, süresini, öfkenizi, vurdumduymazlığınızı,
-Grup içi ve grup dışı ilişkilerinizi, sosyal uyum özelliklerinizi,
Düşme anımsama, anlama, yorumlama, algılama, yargılama gibi özelliklerinizi, varsa bunlarla ilgili sorunlarınızı,
-Bedensel gelişiminizi, sağlığınızı, kişisel özelliklerinizi bilip-tanımamız, vereceğimiz eğitim etkinliklerinden daha iyi yararlanmanızı sağlayacaktır.

3. Toplumsal Yönden:

Yetenekleri, çeşitli özellikleri ve gereksinimleri uygun biçimde gelişemeyen birey, okulu bitirdikten sonra kişisel ve toplumsal görevlerini yeterince yerine getiremeyecektir. Yaptığı etkinliklerde eksiklik, yetersizlik duyacak, başarılı ve mutlu bir birey olamayacaktır.
Eğitim çalışmalarımızın başarısız olması ve öğrencilerde değişikliğe yol açmamasının temel nedeni, öğrencileri yeterince tanımamamızdır. Öğrencileri tam olarak tanıyabilmek için, onların çevrelerini de iyi bir şekilde tanımak gerekmektedir.
Bütün bunlardan dolayı; öğrencileri en iyi şekilde tanımak için çeşitli test ve anketler uygulanmaktadır. Burada size düşen görev ise yapılan uygulamalarda öğretmenlerinize yardımcı olmak, doğru ve samimi bir şekilde test ve anketleri cevaplamaktır. Vereceğiniz cevaplar sizleri daha iyi tanımamıza yardımcı olacaktır.

fil.jpg

ÇOCUK YAŞADIĞINI ÖĞRENİR

Eğer bir çocuk sürekli eleştiriliyorsa,
Kınama ve ayıplamayı öğrenir.

Eğer bir çocuk kin ortamında büyüyorsa,
Kavga etmeyi öğrenir.

Eğer bir çocuk alay edilip aşağılanıyorsa,
Sıkılıp utanmayı öğrenir.

Eğer bir çocuk devamlı utanç duygusuyla eğitiliyorsa,
Kendini suçlamayı öğrenir.

Eğer bir çocuk hoşgörü ile yetiştiriliyorsa,
Sabırlı olmayı öğrenir.

Eğer bir çocuk desteklenip yüreklendiriliyorsa,
Kendine güven duymayı öğrenir.

Eğer bir çocuk övülüyor ve beğeniliyorsa,
Takdir etmeyi öğrenir.

Eğer bir çocuk hakkına saygı gösterilerek büyütülüyorsa,
Adil olmayı öğrenir.

Eğer bir çocuk aile içinde dostluk ve arkadaşlık görüyorsa,

Bu dünyada mutlu olmayı öğrenir...

BUNLARI BİLİYORMUYDUNUZ?_İLGİNÇ BİLGİLER_

01941.jpg

Kelebek nereleriyle tat alırlar?
Ayaklarıyla

Satrançta ilk 10 açılış hamlesi için kaç olanak vardır?
170,000,000,000,000,000,000,000,000

Bir denizanasının kaçta kaçı sudur?
%95'i sudur.

Hastalanmayan tek hayvan hangisidir?
Köpek balıklarıdır.

Dünya'da insan başına düşen karınca sayısı kaçtır?
1 Milyon'dur.

Kalbimiz günde kaç kez atar?
100000 kez.

Hangi tavuk hangi renkte yumurtlar?
Kulak memesi kırmızı olan tavuklar kahverengi,Beyaz olanlar ise beyaz yumurtlarlar.

Bir karınca ağırlığının kaç katını kaldırabilir ve çekebilir?
50 katını kaldırabilir,30 katını çekebilir.

Bir pire, kendi büyüklüğünün kaç kat yüksekliğine zıplayabilir. Bu oranı tutturmak için insanın yaklaşık kaç metre zıplaması gereklidir?
150 kat yüksekliğine zıplayabilir.Bu oranı insanın tutturabilmesi içinde 30 metre zıplaması gerekmektedir?

Dünya'nın en hızlı arabası hangisidir?
Bugatti'dir.400 km hıza ulaşabiliyor

Kedilerin kulaklarında kaç tane adele vardır?
32 adele vardır.

05729.jpg

Bir köpekbalığı 100 milyon damla deniz suyu içindeki bir damla kanı hissedebilir.

Zürafa kulağını 53 santim uzunluğundaki dili ile temizler.

Her insanın dilinin izi de parmak izi gibi farklıdır.

Insan kalbi, kani pompaladiginda yarattigi basinc ile kani 10 metre uzaga firlatabilir.

Basinizi surekli olarak bir duvara vurarak saatte 150
kalori harciyabilirsiniz.

Devekusunun gozu beyninden daha buyuktur.

Erkek Peygamber Devesi dişinin kokusunu 7 mil öteden duyabilir.

Katil balinalar köpek balıklarının midesine alttan torpil gibi vurarak onları öldürür.

Ketçap 1830'lu yıllarda ilaç olarak satılırdı.

Dünyanın en büyük hayvanı mavi balinadır. Aynı zamanda hayvanlar aleminin en hızlı büyüyen hayvanıdır. Kilosu 22 ayda 26 tona kadar ulaşır.

Kediler 100 değişik ses, köpekler ise 10 ses çıkartabilirler.

Dünyanın en hızlı hayvanı Leopar'dır. Hızı saate 100 km.'ye ulaşır.

Atlar bir aya kadar ayakta kalabilirler.

Bir inek hayatı boyunca yaklaşık 200.000 bardak süt üretir.

Yetişkin bir ayı, bir at kadar hızlı koşabilir.

Bir karınca kendi ağırlığının 50 katı ağırlığı kaldırabilir.

Sineklerin beş gözü vardır.

Sığırların dört tane midesi vardır.

Salyangozların 25.000 civarında dişi vardır.

Zehirli oklu kurbağada 2,200 insanı öldürebilecek kadar zehiri vardır.

Bir insan ömrü boyunca ortalama 8000 galon su içiyor.

Dunyadaki hayvanlarin yuzde sekseni alti ayaklidir.

En buyuk dalga, 1971 yilinda Japonya'nin ishigaki Adasi'nda 85 metre yuksekligine ulaşmiştir.

Çinliler niçin yemeklerini çubukla yerler?
Eski Çin’de masaya oturarak yemek yemek yalnızca zenginlerin hakkıydı. Fakir olan halkın çoğu bir ellerinde tabakları diğer ellerinde de çubukları tutarlardı. Yiyecek sıkıntısı nedeniyle zaten az olan yemeklerini küçük parçalara ayırarak yerlerdi. Bunu da en kolay fildişinden ya da kemikten yapılmış çubuklarla yapıyorlardı.

Evlerimizdeki sinekler kışın nereye giderler?
Sinekler soğuk havadan çok çabuk etkilenirler ve havaların soğumasıyla birlikte ölürler. Ölmeden önce yumurtalarınıtoprağa ve gizli yerlere gömerler. Bu yumurtalar soğuğa karşı dayanıklıdır. Havalar ısınınca bu yumurtalardan yeni sinekler çıkar.

Kuşlar nasıl konuşurlar?
Aslında kuşlar konuşamazlar.Yaptıkları da konuşmak değildir. Sadece sesleri ezberlerler ve tekrar ederler. Kuşlar yalnızca insanların sesini değil diğer kuşların seslerini de ezberlerler.

Develerin neden hörgüçleri var?
Develerin hörgüçlerinde su depoladıkları doğru değildir. Bu hörgüçlerde onları çöl sıcaklarından koruyan depolanmış yağlar vardır. Develer çöl ortamında susuzluk çekmezler çünkü su kaybından etkilenmezler.

Yazın neden daha açık renk giysiler giyeriz?
Yazın insanlar genellikle açık renk hatta beyaz renk giysiler giymeyi tercih ederiz. Çünkü beyaz rengin tüm ışınları yansıtabilme özelliği vardır. Siyah renk ise tüm ışınları emer. Bu yüzden de siyah ya da koyu renk kumaşlar bizi daha fazla ısıtırlar.

Atlar nasıl ayakta uyuyabiliyorlar?
Atlar uzun süre hatta günlerce ayakta kalabilirler ve bu şekilde uyuyabilirler. Biz onları genellikle ayakta görürüz. Atların bu şekilde yaşayabilmelerinin nedeni onların dizlerini kitleyebilmelerinden kaynaklanıyor. Üstelik bu şekilde, iç organları sıkışmadığından daha rahat ederler.

Niçin buz tutmuş yollara tuz dökerler?
Tuz buzla temas ettiğinde buzu eritir.Tuza ise hiçbir şey olmaz, eriyen buz ile birlikte tuzlu su olur. Üstelik bu tuzlu su karışımı çok zor donacağından yollarda yeniden buzlanma da olmamış olur.

Dünyanın en ağır insanı kimdir?
Kayıtlara gore dünyanın en ağır kişisi, 1941 yılında doğup 1983 yılında ölen Jon Brower Minnoch adlı bir Amerikalıydı. 1.85 boyundaki Jon, 1963 yılında 178 kiloydu, 1966 yılında 317 kiloydu ve 1976 yılında 442 kiloydu. 1978’e gelindiğinde bu en şişman adamın kilosu da 635 kilodan fazlaydı. Kiloları yüzünden özellikle kalbiyle ilgili sorunlar yaşayan Jon, iki yıllık bir diyet sonunda 216 kiloya kadar düştü ve öldüğünde 362 kiloydu.

Dünyanın en kısa boylu çifti kimlerdi?
Dünyanın en kısa boylu ve evil çifti 90 cm uzunluğundaki Douglas Maistre Breger da Silva ile 93 cm uzunluğundaki Claudia Pereira Rocha idi. 1996 yılında tanışan çift 1998 yılında evlendi.

İlk yapay göz ne zaman yapıldı?
İlk yapay göz 17 Ocak 2000 yılında, Jerry adlı Amerikalı bir hastaya takıldı. Jerry beynine ultrasonic ışınlar yollayan minyatür kameraların takılı olduğu gözlüğü takarak cisimlerin dış yüzeylerini görebilmeye başladı. Uzmanlar otuz yıldır bu yapay göz üzerinde çalışıyorlar.

Dünyanın en uzun tırnaklı kadını kim?
Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşayan Lee Redmond 6 metrelik tırnaklarıyla dünyanın en uzun tırnaklı kadını ünvanını aldı.

En değerli diş kime ait?
Dünyanın en değerli dişi 1642 ve 1727 yılları arasında yaşamış ünlü bilimadamı Isaac Newton’a ait. 1816 yılında Newton’un dişinin yerleştirildiği bir yüzük 730 paunda satıldı.

Dünyanın en büyük Barbie bebek koleksiyonu kime ait?
İngiltere’de yaşayan Tony Mattia Barbie’nin erkek arkadaşı Ken de dahil olmak üzere 1,125 bebeklik bir koleksiyona sahip.









































Fotolar İçin Tıklayın...

http://okev.sitemynet.com/resim_021.jpg

http://okev.sitemynet.com/resim_022.jpg

http://okev.sitemynet.com/resim_026.jpg

http://okev.sitemynet.com/resim_036.jpg

http://okev.sitemynet.com/resim_038.jpg

http://okev.sitemynet.com/resim_097.jpg